![]() |
|
|||||||
| Aşk Mektupları, Sevgiliye Mektuplar, Sevgi Dostluk Mektupları, Veda Mektupları, Aşk Mektupları, Sevgiliye Mektup, Aşk Mektubu, Ask Mektupları |
| attention: Konuya cevap yazmadan yazı ya da resim kopyalayamazsınız. |
![]() |
|
|
Seçenekler |
|
|
#1 | |
![]() ![]() |
Yağmurlu bir gündü demlenişim...
Sırıl sıklamdım, ama bir o kadar susamış... Tenim kurumaya yüz tutardı, Her bir damla da... Yağmurun öyküsünü anlat hadi bana, hani o damlaların birbirlerine hiç dokunmadan yere düşüş macerasını ve her bir can da yeniden canlanışlarını... Yağmurun öyküsünü anlat hadi bana, semadan arşa inerken nasıl çoşkuya büründüğünü ve herkesin yüreğine nasıl usulca dokunduğunu... Yağmurlar da senin o ipeksi saçlarını savurdu mu, senin de yüreğine usulca incitmeden dokundu mu? Kalp sancılarını dindirip, yerine sancısız bir kalp bıraktı mı? Gözlerinde ki yaşı herkesten saklayasın diye yüzüne yüzüne serpildi mi? Bir gece ansızın uykudan uyandırıp seni, kendini izletmesine izin verdi mi? Ya da pencerenin camlarına sevdiğinin adını yazasın diye buğulattığı oldu mu? Yağmurlar sana yoldaş, sana gardaş, sana yar oldu mu, oldu mu? Peki yağmurun damlaları sarıya, pembeye, maviye ya da yeşile çalınık mı? Söylesene gökkuşakları her yağmur sonrası mıçıkar , yoksa sadece aşıkların mekanına mı uğrar her hangi bir yağmurlu gün de... Bana yağmurlara anlatsana, onların da kokusu var mı? Onlarda herkese sevdiğinin kokusuna bulanırda kokar mı? Çok soru değil mi, ama ben yağmurları bilmem ki... Hiç yağmurları izlemedim ki, sokaklara atıp doya doya ıslatsam da kendi mi damlaların rengi ne renk göremedim ki... Bazen sarıya çaldım, bazen pembeye...Bazen maviye çaldım, bazen yeşile... Peki sen yağmurlara hiç dokundun mu? Şey ben hiç dokunmadım da, onlar dokundu hep bana zaten dokunamam da nerden ne yöne aktığını anlamam ki... Doğru ya unuttum, kusuruma bakma körüm ben ve göremediğim o damlaların esiriyim ben. Bazen pencerenin kenarına otuttururum kendimi ve yağmurun o tatlı melodisini dinlerim saatlerce ve şekillendiririm her bir damlasını kendimce... Bazen üçgen oluverirler, bazen dörtgen... Bazen kare oluverirler, bazen beşgen... Ama eminim ki, hiç birine benzemezler. Ben yine benzeterim işte Kendimce... Yağmurun öyküsünü anlat hadi bana, hani o kendi melodisine gizlenmiş yanları varya heh işte onları ve bir de, bir de anlat işte içinden geldiğince, yüreğinin yettiğince ve kaleminin tükendiğince.... Yağmurun öyküsünü anlatıyorum hadi sana... Onlar hiç birbirlerine dokunmazlar canım, dokunmazlar çünkü Dokunup da birbirlerini incitmekten korkarlar. Ve her bir canda yeniden canlanırlar, Çünkü kendilerin de olmayan aşkı ve sevgiyi Bizde bulurlar. Yağmurun öyküsünü anlatıyorum hadi sana... Onlar bizleri o kadar çok sever ki... Bize geleceğini anladıkları anda yarış yaparlar Birbirleriyle adeta çoşkuya bürünerek... Ve yüreklere dokunurlar usulca mutluluğa Kavuşmak adına... Bu arada evet saçlarımı da savurdu, Yüreğime de dokundu. Kalp sancılarımı da aldı, yerine Sağlam kalp de bıraktı. Bak işte bunu çok yaptı, herkesten saklamak için Gözyaşlarımı yüzüme yüzüme çaldı hızlıca damlalarını... Nadir olmuştur uyandırması ama ben de izleyenlerdendim tabi... Ne vakit yağmur yağsa, ben buğulan hangi cam varsa yazdım Adını her ne kadar vefasız da olsa... Bu yağmurlar öyledir ki, yoldaşın da olur gardaşın da... Sevdiğin de olur, kin tuttuğun da... Hiç bir renge çalınık değildir damlalar. Şeffaftır ve saydamdır en az bir su kadar. Yağmuru anlatıyorum hadi sana... Onların kokusa da var tabi... Ama bu ne sevdiğinin kokusuna benzer, ne de annenin... Bu bambaşka bir kokudur, bu toprakla bütünleşmesinin Sonucun da ortaya çıkan doğanın ta kendisinin kokusudur. Yağmurun öyküsünü anlatıyorum hadi sana... Kendi melodilerin gizli yanlarındadır onlar. Öyle olmasa bu kadar anlam ifade eder miydi bizim için... Anlattım işte şimdi sana içimden geldiğince, Yüreğimin yettiğince ve kalemim tükendiğince... Ve masum gülücükler taktım yakana, Sen hep ne halde olursan ol gülümse diye.. HURİYE ÖZDEMİR
![]() |
|
|
|
|
| The Following User Says Thank You to multimedia For This Useful Post: | İNTİZAR (05-19-2012) |
| Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş =) |
| Sayfayı E-Mail olarak gönder |
|
|
#2 |
![]() ![]() |
Geceleri üşürdüm ama soğuktan değil...Tutamamaktan sıcağı, tutunamamaktan sıcaklığa... Geceler sensiz..Geceler soğuk..Sabahlara kadar ayaz geceler..Gülümseyerek bakıyorum geçmişe. Yaşadığımız o güzel günlerin ardından sadece bunu yapabiliyorum.
Gülerken ağlıyorum.... Nasıl diye sakın sorma; resimlerimize bakıyorum önce... Yaşadığımız güzel anlar geliyor aklıma gülüyorum. Ama sonra, evet sonra, şimdiki halimize dönüyorum ve gözlerimden yaşlar akıyor... İçimdeki sevgin canlanıyor....Ne yaptıysam yok edemedim bu sevgiyi... Kurtulamıyorum bir türlü. Gün geceye dönüyor bense resimlerimize bakıp, o anları tekrar yaşıyorum... Acı çekiyor ama kurtulamıyorum işte.. Vazgeçemiyorum Senden Birtanem...Oysa ne çok demiştim kapılmayacağım, her şeye hazırlıklı olacağım diye. Meğer benimki sadece kendimi kandırmakmış. Ben kendimi sana ilk anda teslim etmişim meğerse. Şimdi ne yapacaksın diye sorma bana sakın, inan bende bilmiyorum çünkü. Yüreğimde sen varken başkasıyla olamam. Başkalarında seni arayıp onları mutsuz edemem.Ve Senden Son İsteğim...Unut beni... Yeniden doğ bensiz.. Sakın kaybetme yaşama sevincini... Yaptıklarımın acısını belleğinden silerek büyü. Yaralı kalbini sar yarınlarla, yeni umutlarla, yeni sevinçlerle. ilerde seni bekleyen mutluluğa koş, sana hiçbir zaman vermeyi başaramadığım mutluluğa koş.. Yoktur seni benim kadar seven ve sevecek olan, bir o kadarda sana layık olamayan, seni anlayamayan... Ben yaşarım acını, gözlerini hayal eder, vururum kendimi kelimelere.. Dudaklarına dokunup seni sevdiğimi söylemeyi özlerim ama yaşarım, yaşarım farkında olmadan... Mutlu ol, eksik olmasın yüzünden gülücükler, acılar bulmasın seni. Mutsuzluğumla, bu hayat üzerinde bundan sonra hiç olamayacak olmamla, sensizliğimle yargılayıp affet beni. Cezamı çekiyorum ben.Her şeyden vazgeçerken tek vazgeçemediğim sana bir çift sözüm var. Seni Hala Seviyorum, Seni Seviyorum...Mutlu ol.. Mutlu ol... Benim içinde mutlu ol Sevdiğim... ![]() |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to multimedia For This Useful Post: | İNTİZAR (05-19-2012) |
|
|
#4 |
|
Junior Member |
Çok güzel teşekkürler Emanet değildin bana ama, şimdi emanet ediyorum başka bir yüreğe seni. Kendim gibi dağınık olmadı sana karşı hislerim. Sen yalnızca sen gibi anılacaksın, dilimden dudağıma geçen ifadelerimde ve ben artık hiç ben olmayacağım sevdalarımda. Yine de mutlu kal; hoşça kal... |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to XAYYUZLUMX For This Useful Post: | İNTİZAR (05-19-2012) |
|
|
#5 |
![]() ![]() |
![]() KIRILDIM AŞKA AMA ONUN HABERİ YOK Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok. Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum..Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda... Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor..Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum... İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı... Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum... Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı..Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma..Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda….Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil.... Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım.Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye hiç niyetin yoktu aslında.Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum. Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor. Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana.Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda….Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi... Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin ki? Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana... Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım.Ayak uyduramadım yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım... Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum... Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum…..İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan göz yaşların, birikmişliğin oldum... Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum... Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim... Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim? Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum..Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum... Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak... Söylesene unutulmak kime yakışıyor?Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor... Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum…. Benim kırgınlığım Aşk'a....Sen üstüne alındın Aşkım.... ![]() |
|
|
|
|
|
#7 |
![]() ![]() |
![]() Kusursuz Aşk Artık gitme demeyeceğim, zaten iyice hazırsın bu sefer. Herşeyi yanında götür; anılarımızı, umutlarımızı, sevgimi de al belki lâzım olur. Tek kelime etmesem diyorum, ama etmeliyim, sana bilmediğin bir şeyden bahsetmeliyim; kendimden. Evet, onca zaman tanıdığını sandığın benden. Hırçın yanımı gördün daha çok, oysa öyle uysal bir çocukmuşum ki. Neydi beni zaman zaman hoyrat yapan? Sanırım, düşünmedin. Birini ayrı tutsam da renklerin hepsini sevdim, mevsimleri de. Aslında çok şey var sevdiğim, kavgalar ve savaşlar dışında bir de niye olursa olsun vedalaşma anları, İsterdim ki uyumlu halimi yaşasaydın daima ama bana hep vurgun saatlerinde geldin, ya da sen vurdun. Uzaklara bakardım uysal çocukluğumda içimde dolmayan derin boşluğumla, denizden gelecek bir gemi bekledim durdum, sonra yıldızlara baktım yıllarca ve sen sandığım bir yıldıza. Kadınlar, erkekler, çocuklar ve şehirler tanıdım, çoğunu da sevdim. Aşklarım da oldu, hem de uğruna ölebileceğim aşklar, ama en çok seni sevdim. Ve şimdi gidiyorsun, evet git içimdeki melek sana dua edecek. Sanırım kahrolmayacağım bu veda sahnesine - senin baban öldü mü? Bu gidiş ölümden beter olamaz. Hangisi doğru bilmiyorum, Seni uğurlayıp öylece kalmak mı? Yoksa, benim uyumamı bekleyip gitmen, benim de sensiz sabaha uyanmam mı? Bence şimdi git, hayır gitme! Yani git de önce üstümü ört, ben uzanayım şöyle, ışığı kapat ve git. Hayır hayır gitme! Yani git de ışığı yak git, ben karanlıktan korkuyorum da! Hem sensizlik hem karanlık bu kadarı fazla. Üstümü de örtme bu şevkat de fazla, ışıkların hepsi açık olsun. İçim burkuluyor sen nasıl gidersen git. Dur, burayı iyi dinle; birkez daha söylüyorum ve son kez. Seni seviyorum. Sen giderken ben içimden haykıracağım 'kusursuz bir aşktı bu' diye. Kusursuz bir aşktı benim sana büyüttüğüm sen ne yaşadın bilmiyorum... Yine de tanıdı gönlüm yaşadı Bir kusursuz aşk büyüttüm sana pişman değilim Her akşam vaktinde bu gönül üzülür Hüzünle dolar seni düşünür Şimdi çok uzakta kimbilir neredesin Geri dön ya da dönme ben sendeyim Soner Arıca ![]() |
|
|
|
| The Following User Says Thank You to multimedia For This Useful Post: | İNTİZAR (05-19-2012) |
![]() |
| Seçenekler | |
|
|