![]() |
|
|||||||
| Aşk Mektupları, Sevgiliye Mektuplar, Sevgi Dostluk Mektupları, Veda Mektupları, Aşk Mektupları, Sevgiliye Mektup, Aşk Mektubu, Ask Mektupları |
| attention: Konuya cevap yazmadan yazı ya da resim kopyalayamazsınız. |
![]() |
|
|
Seçenekler |
|
|
#57 | |
|
Yaz Sefasında ![]() |
evet ben anlayamadım ki..
![]() |
|
|
|
|
|
|
#58 |
![]() ![]() |
![]() İçimde bu yarayı taşımaktan yoruldum! Her gün yeni bir umutla uyanıp aynı karamsarlıkla kıvranmaktan, sana yabancınmışım gibi hasret kalıp, her şeye rağmen seni sevmekten ve senin ne hissettiğini kestirmeden beklemekten tükendim inan. Bir mucize yarat artık. Bir ümit doğsun karanlığıma... Seninle paylaşmak varken hayatın her güzelliğini hasretin koynunda bırakma beni ne olur! Ansızın çıkıp gel bir sabah, elinde yitirdiğim umutlarım olsun... Sensiz geçen günlerin savurduğu bu sevda çıkmazlarından sen bul beni... Ve sen ol ömrümün her anında, yüreğimin her köşesinde; sen ol bir tek... Yağmurlarda seninle ıslanayım, sokaklarda, parklarda sen tut ellerimi, seninle gülsün gözlerim, seninle ağlasın... En ulaşılmaz düşlere giden yolum ol. Yüreğimin şarkısı olsun sevdam, hep dudaklarımda kal... Sevdiğin, sahiplendiğin, benim dediğin ne varsa beni koy yerine... Bedeli ne olursa olsun seni sarayım yarama tek çarem. Ve ansızın çıkıp gel bir sabah, yarım kalan öykümüz can bulsun yeniden... Yanımda kal, benim ol, canında sakla beni ve sen ol gözbebeğim; her anımda, yüreğimde sen ol her daim!... ![]() |
|
|
|
|
|
#59 |
![]() ![]() |
![]() Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. Sana Seni Yazmak. Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları. sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak. ve toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum. Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında. bomboş ve sessiz kaldırıkmlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına. bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücrâ köşelerine seni yazıyorum. Bu gece gene yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizliğimde döktüğüm gözyaşlarımı. Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı. İşte seni haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, işten seni yazıyorum. Bu gece gene yağmur yağıyor. sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. göz yaşlarımı efkârıma kattım bu gece. sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım. Bu gece yağmurla birlikte göz yaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi, ey! İsmini kazıdığım kaldırımlara sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime. yalnız ve bomboş odamda sen varsın hâlâ. Hâlâ sensizliğim duruyor yanıbaşımda. Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim. karanlık geceye inat ay bu akşam gökyüzünde. Ve gökyüzü, yüreğimde.. ![]() |
|
|
|
|
|
#60 |
|
Senior Member |
hepsi birbirinden güzel emeğine sağlık
![]() |
|
|
|
|
|
#61 |
![]() ![]() |
![]() Değişiyor... Hayal kırıklıkları çiziyor yolumu artık Cebimi deniz kıyısından topladığım taşlarla değil Yaşarken akan nehirden Arta kalanlarla dolduruyorum… Masum değil olanlar Etrafımdaki insanlar İlkokuldaki gibi çorbama kaşık atmıyor Mehmet Ayşe…Tabağımı alıp gidiyorlar.. Arkama dönüp bakamıyorum korkumdan Daha ne kadar çok şey değişti acaba? Demekten korkuyorum Korkuyorum yalnızlığımı yüzüme vurmasından zamanın Öğreniyorum bilmemem gerekenleri Beni üzüyor bazı duyduklarım Kapatamıyorum kulaklarımı Acıtıyor içimi sonra İçimde yaşadıklarım Yağmur olup üşütüyor sonra da… Ben böyle yaşıyorum Yaşıyor muyum;bilmiyorum… Belki bir gün uzatırsın elini Çekersin beni kendi hayatına diye Bekliyorum… ![]() |
|
|
|
|
|
#62 |
![]() ![]() |
![]() Canımı parçalıyor sensizlik..Avaz avaz kulağımda çınlıyor durgunlugun..Ben bakıyorum, sen susuyorsun, sonra sen bakıyorsun ve ben susuyorum! Kaçırıyorsun işte yine gözlerini saklıyorsun bütün kelimelerini, bir an gelse içinden geçen en sessiz harfler bile insanı sağırlaştıracak kadar sinsici yüregime girse...Mühim degil acı olsun cümlelerin her duyuşumda paramparça olsun yüregim, Sen anlat susma yeterki Susturma gözlerini...Sar beni sarmala virgüllerinle, asla noktalar koyma cümlelerine, Biliyorum ki tek bir kelimende bitecek bu aşkın öyküsü tek bir kaleme dokunuşumuzda bitebilecek onca yaşanan gerçekler, devam et izin verme son bulmamıza Ceplerime sıkıştırdığım birkaç virgülüm kalmış olmalı, İnan bu aşkın bitmemesi için senden duymayı en çok istedigim o iki kelimeyi bile unutup razı olurum hissetmemeye Seni , dur söyleme! sakın söyleme biliyorum bitecek söylersen bu aşkın öyküsü Tek bir kelime söylersen son bulacak güzel olan ne varsa, Basitleşecegiz heran, Seni demiştin Seviyorum deme asla! dememelisin bu kadar kolay olmamalı sevgiler benim istedigim bu degil (Seni Seviyorum(.)Nokta... tamam bitti söyledim ve sadece sevdigimi biliyorsun artık demeni istedigim degil, bu yüzden virgüllerimi biriktirdim ben sana, seni seviyorum dersen eğer belki ben mutlu olacagım belki sende mesut kalacaksın, mutluluk kalıcı olmuyor bilirsin, noktalar at beyninden ve sil bütün yüklemli cümleleri ellerinden,Seviyorum dersen bitmiş olacak bu sevgi,,, İşte saf yüreklim benim işte sevgiler bukadar kolay bitebiliyor, Seni Seviyorumla başlayan bir gerçegin ardından tek bir konulan nokta anlamsız yapıyor sevdaları, ve bukadarlada kalmıyor birkere o noktayı koyarsan seviyorumlarının ardına gercek tarih oluyor sevgilerse sadece masal! Saçmalıyorum sanma sakın, cümlelerim yüklemsiz ne kadar anlamlı olabilirse o kadar anlam yaratmaya çalışıyorum, Birini sevdigini söylersin ve noktanı koyarsın ardına , Tekrar sana o masum gözlerle bakarmı sanıyorsun karşındaki Tekrar her gün merhaba ları sıralarmı sanıyorsun ardı ardına, Hayır öyle düşünüyorsan yanılıyorsun bütün bitişler bir iğrençlik doğurabiliyor adeta, Bu yüzden bana hiç seni seviyorum deme saf yüreklim olurmu, razıyım ben duymamaya Hem benim senden bunu duymamda gerekmiyor aslında biliyorum ve hep bilmek istiyorum dudağından çıkacak o iki kelimeyle degil bitanem ben sadece gözlerine baktığımda bunu görmek istiyorum,, Ve hep görüyorum bırak cümleler anlamsız kalsın bırak bütün aşklar gerçegiz sansın, Bir bakışınla anlat bana aşkını Anlatki anlasın cümleler bitmeyeceğimizi!! ![]() |
|
|
|
|
|
#63 |
![]() ![]() |
![]() Sen benim düşünce suçumsun. Düşümce, suçumsun... Kurşuna dizilmiş yanlarımı gecenin günahkar sesine asarak aşka beraat sunuyorum. Dilsiz karanlıkların ucubeliğinde düşüyorum hayat hattından, vurgunluğun satır aralarına. Derme-çatma bir hayatın gönüllü yeniğiyim. Eylül bulaşığı saçlarımda ebabil kuşları... Düş vardiyalarımda, ele avuca sığmaz kabuslar... Susarken kentin gözleri elemli üşümüşlüklerde, ben lacivert kanıyorum yıldızların koynunda. Sen bilmiyorsun... Ben Aşk gözlü deli... RÜZGAR... Sensizlikten üşüyen ellerimi en kızıl acılara batırırken acımadan, nefes nefese yanıyorum. Yalan yok, acımda yanıyor. Kırgın ve kötürüm kahkahalar kadar açmazda umutlarım... Yüzümün düştüğü yerde katlediyorum dokuza denk düşen tekmil baharları. Kendimden büyük sözcüklerle kanıyorum sensizliğin alfabesinde. Mor defterlere düşüyorum, kefenlere gizlediğim tebessüm kırıklarını. Suretimde cellatlardan kalan yarım bir ölüm... Ey Aşk! Melekler beni çağırıyor. Ağrılı sancılarla dokunupta kirpiklerine, ağlama. Ölümümden ben sorumluyum... Eyvah bir nakarattan yatıştırılamayan cümleler alırken günceme, dilimdeki yaralı hecelerde vuruyorum esişimi. İsimle ateş arasındakinden vazgeçmişken ben, zevalin ötesinde gözlerim. Sevdiğim! Başa sardım ömrümü, yeniden ölmek için. Oysa elden düşme bir ağlayış değildi, içimin karanlık koridorlarında oyalanan yalnızlık... Bilirim, sen beni yaralarımdan tanırsın en çok. Ve bilirsin ki sevdiğim, hiçbir ayrılık ödeyemez bu aşkın bedelini. Dört duvar hayata sığmaz bu kent soylu aşk. Ömrüm! Saçlarında boğ beni. Gülüşlerimiz buz tutmasın dudaklarında, kan dilli bir keder üstü. Ağlama bizi yedi iklimin berisinde, ay düşünce denize... Şiirlerimden başlamışken beni silmeye, göğün yakınındaki sana nefti yakalanmalar ayakta hala. Nefesi çatlayan sürgün bir akşamsa sensizlik; bedeli ömür olan altı susuştur aşk. Güzel gözlüm ey! Hüznümden başla enkazımı taşlamaya. İpe gotür bu sicilli suretsizliği. Kır zincirlerimi! Sana azatlığımı esirgeme benden. Ama şimdi ölsem, beş para eder mi denenmemiş intiharlarım? İstanbul kadar ağlasam, kafi gelir mi suçüstü suskunluğuna? Ey Aşk! \Sen bende cennet. Cinnete en yakın...\ Geldim Molla Cünunun delilik kapısına. Ateşimde ateşlerde. KURTARMA!.. Bütün dönüş biletlerini yaktım aşkın. Yüreğimin zifiriliğinde kayıpsada rüyalar şimdi, Mecnunluğuma senden özge Leyla Çölü bulamam. İsmim isminle bilinir. Bense sana ancak önsöz. Çatırdasın gökkubbe. Kahrolsun, yatağını üşüten ırmak. Paralansın, kitabesi dikilmeyen şaibeli aşklar. Kendinden habersiz ıslansın mağrur yağmurlar, ben esişime sığabileceksem eğer!.. Sevdiğim! Sabaha, kan kırmızı tan yerine ve aşka andolsun ki; benim bildiğim tek ben, sensin. Hoş geldin yokluğunun varlığına. Hoş geldin, ateşimin gül yüzü... ![]() |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|